| SON YAZILAR |
|---|
| Doğru sözler | ||
|---|---|---|
|
||
| No country for old men |
|
Atatürk cumhuriyetimizi gençlere emanet etti. Ama menfaat ve makam hırsından gözü dönmüş ihtiyarlar geçit vermiyorki bize emanet edilene erişelim. Yanına yaklaştırmıyorlarki sahip çıkalım, korumaya çalışalım. Öyle sapkın bir tutkuyla cumhuriyetin üzerine çörekleniyorlarki, neredeyse bize hiç göstermeyecekler. Atatürk bu menfaat düşkünü ihtiyarların ne mal olduğunu çok iyi biliyordu. İstiklal harbi yılları ve cumhuriyetin ilk kuruluş yıllarında, millet bin bir yokluk ve zorluk içerisinde mücadele ediyorken; Makam ve menfaat düşkünü bunakların ne çirkeflikler yaptığını, ne dümenler dalavereler çevirdiğini, ne dalkavukluklar yaptığını görmüş, yaşamış ve nefret etmişti. Cumhuriyetin istikbalini, bu bunakların elinde tehlikede gördüğünden gençlere emanet etti. Siyaset tecrübe işidir diye kendi zümreleri adına menfaat kapılarının adına şerh koyan bu bencil ihtiyarlar; aslında ballı meslekleri ellerinden gitmesin diye bunu yapıyorlar. Halbuki gençliğin dinamizmi, hızı ve gücü; Cumhuriyetin ilk yıllarındaki ihtiyar çok bilmişlerin bilgi, tecrübe ve becerilerinin çok daha önündeydi. Çok daha faydalıydı. Ve çok daha istikbal vaat ediyordu. O gün için bile çok fazla olan fark, bugün için korkunç açılmış durumda… Misal vermek gerekirse, memleketin bütün çok bilmiş ihtiyarlarını toplasan; Hepsi bir google kadar bilmez, onun kadar net, hızlı ve doğru cevap veremez. Atatürk cumhuriyeti boşuna gençlere emanet etmedi. İhtiyarlarda domuz gibi bunu biliyorlar. Ama kabul etmek işlerine gelmiyor. Çünkü hemen hemen hiç biri tüm hayatı boyunca normal bir işte çalışıp para kazanmadığından, bu tatlı siyaset mesleğini ellerinden bırakmak istemiyorlar. Bir siyasi parti ya da oluşum içinde şu veya bu yolla nüfuz elde et, bu elde ettiğin nüfuzla fırsat kolla, etrafına baskı yap, menfaat kanallarını zorla, torpil yaptır, kendi adamlarını kayır, sana engel olanlara çamur pislik yap, boş beleş işlerden büyük paralar kazan, köşeyi dön, sekreterini nüfuzunu kullanarak düdükle, bunlar bizim siyasi bunaklarımızın pek bayıldığı ve asla kaybetmek istemedikleri ve başka yerde bulamayacakları kazanımlar.. Eğer siyaset iş kolunda çalışıyor olmasalar, hiç biri bir işe yaramayan, bu boş beleş ihtiyar topluluğunun aç kalması, neredeyse kesin gibidir. En büyük tutkuları olan, kamuya ait kaynakları sömürme, devlete sırtını dayama ve yiyebildiğin kadar yeme arzuları engellendiğinde; İşte o zaman bana yedirmeyen devlet, bana iktidarı vermeyen halk, yansın mına koyim şeklinde haince tepki vermeye başlar ve hatta zarar vermeye çalışırlar. Sömürürken domuz gibi olan iştahları, menfaatleri ellerinden alındığında yaban domuzunun vahşi öfkesine dönüşür, adamı çiğ çiğ yerler. Bir de derler ki gençlik isyan ediyor. Gel de etme… Bu menfaat düşkünü bunakların saygı duyulacak nesi var ki? Kime ne faydaları var? Her hareketleri, her sözleri zarar, ziyan. Bıktık artık! “Bu yazıyı yazınca canım birden helva yemek istedi nedense…” |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



