erdemli insan


     Erdemli insan olmanýn,
     bir faydasý varmý?


    olmazmý...

 - Gözünün feri olur, dünyayý güzel görür.
 - Aðzýnýn tadý olur, yediði, içtiðinden zevk alýr.
 - Yüreðinin sesi olur, ona doðruyu söyler.
 - Gönlünün gözü olur, olacaklar içine doðar.

No country for old men

No country for old men 

Atatürk cumhuriyetimizi gençlere emanet etti. Ama menfaat ve makam hýrsýndan gözü dönmüþ ihtiyarlar geçit vermiyorki bize emanet edilene eriþelim. Yanýna yaklaþtýrmýyorlarki sahip çýkalým, korumaya çalýþalým. Öyle sapkýn bir tutkuyla cumhuriyetin üzerine çörekleniyorlarki, neredeyse bize hiç göstermeyecekler. Atatürk bu menfaat düþkünü ihtiyarlarýn ne mal olduðunu çok iyi biliyordu.  Ýstiklal harbi yýllarý ve cumhuriyetin ilk kuruluþ yýllarýnda, millet bin bir yokluk ve zorluk içerisinde mücadele ediyorken; Makam ve menfaat düþkünü bunaklarýn ne çirkeflikler yaptýðýný, ne dümenler dalavereler çevirdiðini, ne dalkavukluklar yaptýðýný görmüþ, yaþamýþ ve nefret etmiþti. Cumhuriyetin istikbalini, bu bunaklarýn elinde tehlikede gördüðünden gençlere emanet etti.

Siyaset tecrübe iþidir diye kendi zümreleri adýna menfaat kapýlarýnýn adýna þerh koyan bu bencil ihtiyarlar; aslýnda ballý meslekleri ellerinden gitmesin diye bunu yapýyorlar. Halbuki gençliðin dinamizmi, hýzý ve gücü; Cumhuriyetin ilk yýllarýndaki ihtiyar çok bilmiþlerin bilgi, tecrübe ve becerilerinin çok daha önündeydi. Çok daha faydalýydý. Ve çok daha istikbal vaat ediyordu. O gün için bile çok fazla olan fark, bugün için korkunç açýlmýþ durumda… Misal vermek gerekirse, memleketin bütün çok bilmiþ ihtiyarlarýný toplasan; Hepsi bir google kadar bilmez, onun kadar net, hýzlý ve doðru cevap veremez. Atatürk cumhuriyeti boþuna gençlere emanet etmedi. Ýhtiyarlarda domuz gibi bunu biliyorlar. Ama kabul etmek iþlerine gelmiyor.   Çünkü hemen hemen hiç biri tüm hayatý boyunca normal bir iþte çalýþýp para kazanmadýðýndan, bu tatlý siyaset mesleðini ellerinden býrakmak istemiyorlar. Bir siyasi parti ya da oluþum içinde þu veya bu yolla nüfuz elde et, bu elde ettiðin nüfuzla fýrsat kolla, etrafýna baský yap, menfaat kanallarýný zorla, torpil yaptýr, kendi adamlarýný kayýr, sana engel olanlara çamur pislik yap, boþ beleþ iþlerden büyük paralar kazan, köþeyi dön, sekreterini nüfuzunu kullanarak düdükle, bunlar bizim siyasi bunaklarýmýzýn pek bayýldýðý ve asla kaybetmek istemedikleri ve baþka yerde bulamayacaklarý kazanýmlar.. Eðer siyaset iþ kolunda çalýþýyor olmasalar, hiç biri bir iþe yaramayan, bu boþ beleþ ihtiyar topluluðunun aç kalmasý, neredeyse kesin gibidir.

 En büyük tutkularý olan, kamuya ait kaynaklarý sömürme, devlete sýrtýný dayama  ve yiyebildiðin kadar yeme arzularý engellendiðinde; Ýþte o zaman bana yedirmeyen devlet, bana iktidarý vermeyen halk, yansýn mýna koyim þeklinde haince tepki vermeye baþlar ve hatta zarar vermeye çalýþýrlar. Sömürürken domuz gibi olan iþtahlarý, menfaatleri ellerinden alýndýðýnda yaban domuzunun vahþi öfkesine dönüþür, adamý çið çið yerler.

Bir de derler ki gençlik isyan ediyor. Gel de etme… Bu menfaat düþkünü bunaklarýn saygý duyulacak nesi var ki? Kime ne faydalarý var? Her hareketleri, her sözleri zarar, ziyan. Býktýk artýk!

“Bu yazýyý yazýnca caným birden helva yemek istedi nedense…”

 
NUTUK
nutuk
okuyun, anlayýn, önerin, hediye edin ...
Atamýzdan yadigar, bir þaheser - nutuk -
Ne mutlu Türküm Diyene

ne mutlu Turkum diyene
Bu memleket, dünyanýn beklemediði, asla ümit etmediði bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine, yüksek sahne oldu. Bu sahne 7 bin senelik, en aþaðý bir Türk beþiðidir. Beþik tabiatýn rüzgarlarýyla sallandý. Beþiðin içindeki çocuk tabiatýn yaðmurlarýyla yýkandý. O çocuk tabiatýn þimþeklerinden, yýldýrýmlarýndan, kasýrgalarýndan evvela, korkar gibi oldu; sonra onlara alýþtý; onlarý tabiatýn babasý tanýdý onlarýn oðlu oldu. Bir gün o tabiat çocuðu tabiat oldu; þimþek, yýldýrým, güneþ oldu; Türk oldu. Türk budur. Yýldýrýmdýr. Kasýrgadýr, dünyayý aydýnlatan güneþtir.

NE MUTLU TÜRK'ÜM DÝYENE! 
Mustafa Kemal ATATÜRK

ORHUN YAZITLARI

orhun yazýtlarý
    Göktürk Kitabeleri ya da Orhun Yazýtlarý, yazýlýþlarý M.S. 8. yüzyýlýn baþlarýna dayanmaktadýr. 
Türk adýnýn, Türk milletinin isminin geçtiði ilk Türkçe metin. Ýlk Türk tarihi. Taþlar üzerine yazýlmýþ tarih. Türk devlet adamlarýnýn millete hesap vermesi, milletle hesaplaþmasý. Devlet ve milletin karþýlýklý vazifeleri. Türk nizamýnýn, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikasý. Türk askeri dehasýnýn, Türk askerlik san’a-týnýn esaslarý. Türk gururun ilâhi yüksekliði. Türk feragat ve faziletinin büyük örneði. Türk içtimai hayatýnýn ulvi tablosu. Türk edebiyatýnýn ilk þaheseri. Türk hitabet sanatýnýn eriþilmez þaheseri. Hükümdarâne eda ve ihtiþamlý hitap tarzý. Yalýn ve keskin üslûbun þaþýrtýcý numunesi. Türk milliyetçiliðinin temel kitabý. Bir kavmi bir millet yapabilecek eser. Asýrlar içinden millî istikameti aydýnlatan ýþýk. Türk dilinin mübarek kaynaðý. Türk yazý dilinin ilk, fakat harikulade iþlek örneði. Türk yazý dilinin baþlangýcýný milâdýn ilk asýrlarýna çýkartan delil. Türk ordusunun kuruluþunu en az 1250 sene öteye götüren vesika. Türklüðün en büyük iftihar vesilesi olan eser. Ýnsanlýk âleminin sosyal muhteva bakýmýndan en manalý mezar taþlarý. Dünyanýn bugün belki de en büyük meselesi olan Çin hakkýnda 1250 sene evvelki Türk ikazýdýr.

   

Polise kalkan el; Devlete kalkmýþ sayýlýr. AFFEDÝLEMEZ! 

zorturk